Metallica da sonunda karar verdi diye okudum Slashdot‘da… Onlar da en az Nine Inch Nails kadar para kazanmak veya Radiohead gibi sevilmek istiyorlar hayranları tarafından… Nasıl yapacaklar? Plak şirketlerini es geçerek, direk olarak internetten korsan download yapan hayranları ile flört ederek tabii ki.
Aranızda unutan var mı peki, Metallica’nın sokaktaki fanlarına karşı plak endüstrisine ilk arka çıkan gruplardan biri olduğunu?… Metallica fanları, cadı avına ilk etapta maruz kalan müzikseverlerdi. Grup elemanlarının açıklamaları plak endüstrisi tarafından sıkça kullanıldı. İğrenç parazitler, hırsızlar artistlerin hakkını çalıyordu. Oysa müzikseverlerin yaptığı Metallica’nın ürününü yaymak ve çevresinde bir kult oluşturmaktan başka birşey değildi.
You Are Unforgiven
Derenin altından çok sular aktı. Şimdi aynı müzikseverlere ürünlerini başka bir şekilde satmaya çalışıyorlar. Nefret edip, hırsızlıkla suçladıkları insanlara yani…
Metallica ve benzerlerinin (Prince, U2, Madonna) kafasının basmadığı olay şu: Müşteriye persona non grata çekip hırsızlık ve parazitlikle suçladığın zaman yalnızca babayı alırsın karşılığında. Sanatçı ve hayranları arasındaki ilişki güvene dayalıdır. Ki senin potansiyel müşterin olan bu ölümlü insanlar, sana daha fazla para kazandırmak istesin. Boktan bir albüm çıkardığın zaman seni sevenlerin affedebilir. Bu böyle oldu der, bir sonraki albümü bekler. Kıçını yaladığın plak şirketleri ise satmayan bir albümden sonra seni kapının önüne koyar.
Hepsi hizaya gelecek, sırayla…
İnternet nesliyiz hepimiz. Kimimiz blog tutuyor, kimimiz internette paylaşımlar yapıyor. Çoğumuz kültür tüketicisiyiz, bazılarımız üreticisi… Yaşam alanımızı, aldığımız nefesi, içtiğimiz suyu kesmeye çalışanlar var. Copyright denilen, bizde de telif hakkı adıyla bilinen kanunlara sarılıyorlar.
Kayıt yapma imkanı veren kasetçalar çıktığında radyo öldü dediler, video teypler film branşını bitirecek dediler. Şimdi suçlu torrenter, mp3 ler, wordpress, blogspot…Teknik ilerledi, ucuzladı, kullanımı kolaylaştı. Ayda 50 Euro ya 24 mbit download, 8 mbit upload internet abonmanlığım var. Email atıp, gazete okuyup, Facebook a girmek için almadım ben bunu. İlk aldığım iPod 5000 şarkı kapasiteli idi. İçini illegal materyalle doldurmayıp hepsini iTunes’dan satın alsam 5000 euro harcamam lazımdı.
Kültüre ulaşma, paylaşma hakkımıza acımasızca ve mafyavari usüllerle saldırı var. Dozajı hergün artıyor. Gençler mahkeme mahkeme süründürülüp ömür boyu ödeyemeyecekleri parasal cezalara çarptırılıyor. Peki biz ne yapmalıyız?
Her modern toplum bireyi değişik olaylar karşısında bir tavır belirliyor. Ekonomik gücüne, eğitim seviyesine, politik veya dünyevi görüşüne göre… Yiyeceklerinizi ekolojik mi alırsınız? Saatin pilini normal çöpten ayırıp mı atarsınız? Hayvanları koruma derneğine bağış mı yaparsınız? Kadın-erkek eşitliği için mi çaba gösterirsiniz? Hepsine saygım var, kabulüm…Yalnız şu an bu yazıyı okuyorsan, birazdan başka bir siteye geçip orada beğendiğin bir şiiri arkadaşına göndereceksen, annenin en sevdiği şarkıcının toplama şarkılarını bir cd ye yakıp hediye edeceksen, ya da youporn da bilmem ne videosunu kendi bloguna koyacaksan kültüre olan ulaşımın önündeki engelin kalkması için elinden geleni yapmak zorundasın. En az yapabileceğin şey, bir görüş edinmek… Bu bile büyük fark yaratacaktır.
Don’t fuck with the Pirate Babe
Burada sık sık buluşuyoruz, demek ki siz de bayağı bir zaman geçiriyorsunuz internette. Bu muazzam ortamı, dinlediğimiz müzikleri, gördüğümüz ve yayılmasına katkıda buluduğumuz yazıları, fotoğrafları elimizden almak isteyenler var. Belki sıradan bir internet kullanıcısı olarak yapacak fazla birşeyiniz olmadığını düşünüyorsunuz… Oysa var… En azından sizi yönetecek kanunları yapanlara karşı yutulur lokma olmadığınızı göstermek için bilgilenmek zorundayız… Cehalet ve yobazlık, yeniliklere kapalı olmak… Bunların en büyük düşmanı bilgi… Bu bilgiyi mantığınız ve kalbinizle yoğurup cehaletin, gericiliğin çıktığı her yerde suratına vurmalısınız.
Google.com.tr den telif hakları ve copyright olarak aradığım zaman eşkiyanın dünyaya hükümdar olduğunu görmek zor olmadı. Öğretim üyeleri, devlet kuruluşları, blog yazarları… Politbüro’nun görüşleri gibi sıralamışlar sözcüklerini. Artistin hakkı, sanatçının hakkı, daha canlı bir kültürel hayat ve kültür üretimi için vs…
Bugünden itibaren 5posta’da telif hakları ile ilgili yazılar da yazmaya başlayacağım. Bunları SANSÜR etiketi altında toplamak istiyorum. Sıkılacağınızı zannetmiyorum bu yazılardan… Alternatif ve popüler kültür diyorum blogun başında. Seks, pornografi, müzik bunlardan yalnızca birkaçı… Her türlü kültürü yaşatıp, paylaşıp, katkıda bulunabilmek için ilk önce korumasını öğrenmeliyiz. Blog köşelerinde böbür böbür böbürlenenleri, isminin önünde araştırmacı payesi bulunanları alt etmek için buna mecburuz…
İlk olarak telif haklarının tarihte meydana çıkışı ile ilgili iki bölüm halinde yazılarım olacak. Bu iki bölüm bittiğinde, yazıları pdf formatında tek bir dokümanda toplayarak 5posta’dan indirebileceğiniz bir hale getireceğim. Mail listemde adı bulunanlara da göndereceğim bu pdf dosyalarını tanıdıklarınıza yaymanızı umuyorum. Mail listemde 150 yi aşkın okuyucu var. Rss’den zaman zaman 140 a varan okuyucu olduğunu görüyorum. Ne orada, ne burada görünmeyenleri de katarsak ve herkesin bunun yayılmasına katkı yapacağını düşünürsem yaklaşık 1000 kişi eder ki bu da hiç azımsanacak bir rakam değil.
Kötü niyetliler, korsan program, köşebaşlarında gizlice satılan CD ler veya DVD ler ile karıştırmasın bu olayı. Kişilerin evlerinde, arkadaşlarıyla veya tanımadıkları insanlarla kar amacı gütmeden yaptıkları kültür ve bilgi alışverişinden bahsettiğimi onlar da bal gibi biliyor.
Aranızdan zaman bulup da yetişenler, ben yazı dizime başlamadan şu göstereceğim kaynakları takip ederek konu hakkında ahval ve şerait hakkında bir görüş sahibi olabilir. Bugün olmazsa da yarın en azından birkaçına bakmanız son derece önemli. Geçerli, kabul gören, sorgulanmadan benimsenen bu görüşleri bilelim ki, 2008 yılında bu fikirlerin dayanaklarının olmadığının ayrımına daha iyi varabilelim.
- Süleyman Hoca telif haklarının geleceğini hayal ediyor
- Süleyman Hoca Mp3 hakkında yanlış kehanetlerde bulunuyor
- Süleyman Hoca cetvelle parmak uçlarına vuruyor
- 8 yıllık eski düşünceler
- Çok sıkıcı, iç bayıyor
- İlginç
- Allahın zeval vermediği kurum
- Haydutlar, hırsızlar, şerefsizler ve başlarına gelenler